« Önceki |

4/10/2006

Anlamsız

Bir kaç gündür yazamadım. Hayır fırsatım olmadığından değil, ne yazacağımı bilemediğimden. Belki de hala nasıl bir blog olması gerektiğine karar veremediğimden. Sadece günlük gibi mi olsun, yemek olayına gireyim mi (bu arada inanılmaz tarif kolleksiyonum var. Hiç denemediğim, hep emekli olduktan sonra yapmayı hayal ettiğim), bunalım takılıp okuyanlarıda mı bunaltayım..... Bilemedim..

 

Hakikaten son günlerde  sanırım havalarında etkisi ile az biraz depresifim. İçim daralıyor. Ya offff'lar çekerek dolanıyorum ortalıkta ya da cep telefonuma sarılıp kimi arasam kime sataşsam diye kurcalıyorum. Peki beni rahatlatıyor mu??? Hayır.... Sadece faturamı şişiriyor.

 

 

Of, ooofffff....

29/9/2006

Judy Syfers`in ünlü makalesi

Hep erkeklerin neden evlilikten şikayet ettiklerini düşünür dururdum. İşte benimle aynı görüşü paylaşan Judy Syfers'in yazısı... Hak vereceksiniz...

 

Bir Karim Olsun Istiyorum

Karilar olarak siniflandirilan insanlardan biriyim. Ayni zamanda bir anneyim.

Bir süre önce karisindan yeni bosanmis bir arkadasima rastladim. Bir çocugu vardi ve tabii ki çocuk eski karisiyla yasiyordu. Yeniden evlenmek istedigini söyledi. Bir aksam evde ütü yaparken bu arkadasim aklima geldi ve birden benim de bir karim olsa hiç fena olmaz diye düsündüm. Neden bir karim olsun istiyordum?

Kendimi ve bakmakla yükümlü oldugum digerlerini destekleyebilmek için
yüksek ögrenimimi bitirmek isterim. Karim ben okulu bitirene kadar
çalisip bana bakar. Çocuklarimiza da bakar. Onlarin doktor-disçi
randevularini kollar, iyi beslenmelerini saglar. Her zaman temiz ve
bakimli olmalarina dikkat eder. Karimin çocuklarima her zaman sevgi
göstermesini, okul ve sosyal iliskilerinde basarili olmalarini
saglamasini isterim. Ben derslerimden zaman ayiramayacagim için
çocuklari gezdirmek, hasta olduklarinda bakmak, özel ilgi gerektigi
zamanlarda ilgilenmek karimin görevleri arasinda olur. Karimin
gerektigi zaman isten izin alabilmesi mümkün olmali, ama bu, isten
atilmasina neden olmamali. Bu izin almalar, maasindan kesintilere yol
açabilir, ancak o kadarina göz yumabilirim.

Karimin benim fiziksel ihtiyaçlarimi da karsilamasi gerekir. Evimi
temiz tutup benim ve çocuklarin arkasindan toplayip düzeltir.
Giysilerimi temiz ve ütülü, esyalarimin da aradigim anda bulabilmem
için yerli yerinde olmasina özen gösterir. Karimin iyi bir ahçi
olmasini, yemek alisverisini ve pisirecegi yemekleri iyi planlamasini,
yemekte bana ve çocuklara güler yüzlü davranmasini, yemekten sonra da
benim ders çalisabilmem için bulasiklari yikamasini isterim. Hasta
oldugumda bana bakip sevgi gösterir, kaçirdigim dersler için beni
avutur. Tatile gittigimizde dinlenebilmem için çocuklarin beni
rahatsiz etmemelerini saglar.

Karimin görevlerinden yakinmamasini isterim. Ancak çalismalarimda
karsilastigim sorunlari anlatmak istedigimde beni ilgiyle dinlemesini
ve gerektiginde yazdiklarimi temize çekmesini beklerim.

Karimin sosyal hayatimin ivir ziviriyla ilgilenmesi gerekir.

Disari çikacagimiz zamanlarda çocuk bakicisi bulmasini, arkadaslarimi
eve davet ettigimde özel yemekler yapip ikram etmesini, ancak ben ve
arkadaslarim ilgimizi çeken konularda konusurken sözümüzü kesmemesini
isterim. Çocuklarin beni ve konuklarimi rahatsiz etmemeleri için
karimin onlari erken yatirmasini isterim. Konuklarin küllükleri temiz
mi, tabaklari bosalmismi, içkileri var mi, kahveleri tam istedikleri
gibi mi? Bu gibi ayrintilara özen göstermesi gerekir.

Karimin cinsel gereksinimlerim konusunda da duyarli davranmasi
gerekir. Istedigim zaman tutkuyla sevismeli ve beni doyuma
ulastirmali. Ve tabii eger havasinda degilsem benden cinsel ilgi
beklememeli. Baska çocuk istemedigimden karimin dogum kontrolü
konusunda tüm sorumlulugu almasi gerekir. Bana sadik olmasi,
entellektüel hayatimin birtakim kiskançliklarla kesintiye ugramamasi
bakimindan önemli. Ancak benim cinsel ihtiyaçlarim monogamiye kati
bir bagliligi gerektirmeyebilir. Bunu anlayisla karsilayacak bir karim
olmali.

Eger bir rastlanti eseri simdiki karimdan daha uygun biriyle
karsilasirsam, karimi yenisiyle degistirme özgürlügümün de olmasi
gerekir. Yeni bir hayata baslayabilmem için karimdan çocuklari
almasini ve benim de yüzde yüz özgür olabilmem için onlarin tüm
sorunlariyla ilgilenmesini beklerim.

Okulu bitirip de ise basladigimda karimin kendini tam anlamiyla
görevlerine adayabilmesi için isini birakip evde oturmasini isterim.

Tanrim kim bir karisi olsun istemez ki??

__._,_.___


 

 



28/9/2006

PLATONİK AŞK

Herkesin hayatında platonik aşkı muhakkak olmuştur. Benim de oldu... Hem de küçük sayılmayacak yaşlarda... Bir tanesi, herkesin ortaokul yıllarında, benimse 25-30 yaş arasında ( o kadar uzun değil, sadece tam yaş vermek istemediğimden) yaşadığı klasik sanatçı aşkı... Yiğenlerimin bile alay konusu olduğum, hala içimde kırıntıları  olan aşk...Aslında unutmuştum onu, geçenlerde eşinden ayrılınca tekrar heyecan yaptım. Ama o kadar. Sadece heyecan yaptım...

 

Asıl size anlatmak istediğim, üç yıl süren platonik aşkım. O zamanlar ben çalışıyorum, o ise tıbbıyede okuyor. 1.90 boyunda, son derece havalı...Aynı çatı altındayız.Bir şekilde tanıştık ve arkadaş olduk. Üç yıl boyunca her cuma beni ziyarete geldi, gelemiyecekse bile geldi haber verdi: Ben, o üç yıl boyunca 'yarın ne yapıyorsun' demesini bekledim.Onda yaşadığım heyecanı bir daha hiç yaşamadım. O farklı bir tattı. Elde edememenin verdiği farklı bir tat...

 

Geçen gün bir arkadaşımla sohbet esnasında konu oradan buradan derken bu insana geldi... Birden ne kadar uzun zamandır ondan hiç haber bile almadığımı farkettim. Onunla ilgili bir şeyler bulurmuyum diye internetin başına geçtim. Veee BULDUM. Hemen mail attım. Teknoloji'yi seviyorum. Aradan yarım saat geçmeden cevabım geldi. Evlendiğini biliyordum, İzmir'e yerleşmiş. Yazmama sevinmiş, haberleşelimmiş....

 

Muhtemelen bir daha birbirimizden haber almıyacağız. Yaklaşık 20 yıl nasıl birbirimizden bi haber geçtiyse bir 20 yıl daha öyle geçecek. Ama yinede mutluyum...

25/9/2006

KAFAM KARIŞTI

Bir kız arkadaşıma köpek geldi, hediye. Dünya tatlısı bir yavru. Sanırım İngiliz Kurdu. Büyük halini göster deseniz gösteremem. Ama yavru iken çok tatlı... herşeyin küçüğünün güzel olduğu gibi... Neyse arkadaşım bu yavru ile çok baş edemedi ve bana vermeyi teklif etti. Oğlum çok seviyor köpekleri ve çok istiyor. Bende çok seviyorum gerçi. Ama o ayrı, bakmak ayrı.... Tam arkadaşımdan almaya karar vermiştim ki evde köpek bakmanın ne kadar zor olduğu konusunda bir sürü vaaz yedim arkadaşlarımdan. Aslında herşeye rağmen alacam almasına ama annemden çekiniyorum. Tabi ablamı da atlamıyayım... (bu arada zahmet edip profilime bakmayın yaşıma. Ben söylüyeyim. 40)Annem duyar duymaz 'Kızım, sen daha kendinize bakamıyorsun bir de köpeğe nasıl bakacaksın' diye konuya girer ve bütün eksikliklerimi, hatalarımı yüzüme vurur.  Benim ise yüreğim o konuşmayı  çok kaldıramayabilir...

25/9/2006

YAZIK

Çok eski bir arkadaşımı aradım bugün. Ona askerlik arkadaşım derim. Yalan da değil aslında... Askeriyede çalıştığım yıllarda o da askerliğini yapıyordu. Oğlu henüz yürümüyordu, bugün ise üniversitede okuyor. Anlayın yani ne kadar eski olduğunu ...Şimdi Ankara'da bir Üniversitede öğretim üyesi... Yine o yıllardan ortak arkadaşımızın eşi ile bir zamanlar aynı okulda görev yapmışlardı. Aslında sizinle paylaşmak istediğim onlar ve yaptıkları...

 

Ben askeriyeden ayrıldıktan sonra arkadaşım orada çalışmaya devam etti ve bir araştırma görevlisi ile evlendi.Allah bağışlasın bir tane kızları var ve şu an özel okulda okuyor. Hem anne hemde babanın aldığı paralar belli. Bugün duyduğum şeyler beni hakikaten içten yaraladı. Adam her dönem başladığında derse girer ve benden kimse geçemez dermiş...Hakikaten de sınıfın ancak %3'ü geçebilirmiş. Çünkü amcam herkesi sınıfta bırakıp yaz okulu açarmış kendine ek gelir için... İnanamadım. O üniversitelerde ne şartlarda okuyan, okutulan çocuklar var. Adam ise sadece çocuğunu özel okulda okutmak için zaten zor olan hayatları dahada zorlaştırıyor. İşin bana göre en kötü yönü ise ailenin bu olayı gerçekten geçerli bir mazeret olarak görmesi ve bunu çevreye söyleyebilmesi...Ben hep haksız kazancın bir şekilde çıkacağına inanmışımdır. Bugün çıkmazsa yarın.... Ama öbür tarafa asla kalmaz. Ya kendisinden, ya çocuğundan ya da torunundan ama muhakkak çıkar.... Allah çocuklarımızı bu tip hocalardan korusun....

 

 

Kategorilerim

    Arkadaşlarım

    Bağlantılarım

    Blogcu ile yapıldı