Herkesin hayatında platonik aşkı muhakkak olmuştur. Benim de oldu... Hem de küçük sayılmayacak yaşlarda... Bir tanesi, herkesin ortaokul yıllarında, benimse 25-30 yaş arasında ( o kadar uzun değil, sadece tam yaş vermek istemediğimden) yaşadığı klasik sanatçı aşkı... Yiğenlerimin bile alay konusu olduğum, hala içimde kırıntıları olan aşk...Aslında unutmuştum onu, geçenlerde eşinden ayrılınca tekrar heyecan yaptım. Ama o kadar. Sadece heyecan yaptım...
Asıl size anlatmak istediğim, üç yıl süren platonik aşkım. O zamanlar ben çalışıyorum, o ise tıbbıyede okuyor. 1.90 boyunda, son derece havalı...Aynı çatı altındayız.Bir şekilde tanıştık ve arkadaş olduk. Üç yıl boyunca her cuma beni ziyarete geldi, gelemiyecekse bile geldi haber verdi: Ben, o üç yıl boyunca 'yarın ne yapıyorsun' demesini bekledim.Onda yaşadığım heyecanı bir daha hiç yaşamadım. O farklı bir tattı. Elde edememenin verdiği farklı bir tat...
Geçen gün bir arkadaşımla sohbet esnasında konu oradan buradan derken bu insana geldi... Birden ne kadar uzun zamandır ondan hiç haber bile almadığımı farkettim. Onunla ilgili bir şeyler bulurmuyum diye internetin başına geçtim. Veee BULDUM. Hemen mail attım. Teknoloji'yi seviyorum. Aradan yarım saat geçmeden cevabım geldi. Evlendiğini biliyordum, İzmir'e yerleşmiş. Yazmama sevinmiş, haberleşelimmiş....
Muhtemelen bir daha birbirimizden haber almıyacağız. Yaklaşık 20 yıl nasıl birbirimizden bi haber geçtiyse bir 20 yıl daha öyle geçecek. Ama yinede mutluyum...